Kibar Değil Hızlı Olun: Yapay Zeka Müşteri Hizmetleri

Kibar Değil Hızlı Olun: Yapay Zeka Müşteri Hizmetleri


Küçük ve orta ölçekli bir işletmeyseniz (KOBİ), müşteri hizmetleri bir "departman" değildir. İşin kendisidir. Harvard'ın satış üzerine araştırmalarında ve sektör raporlarında gerçeği çıplak haliyle görürsünüz: Bu bir hayatta kalma savaşıdır. Büyük şirketlerin devasa bütçeleri ve hata yapma lüksleri olabilir. Birkaç müşteriyi küstürseler de gemi yüzmeye devam eder.

Sizin böyle bir lüksünüz yok.

Her kayıp müşteri, cironuzdan kopan bir et parçasıdır. Uzmanlar yıllardır aynı şeyi haykırıyor: Sağlam bir destek hattı kurmak masraf değil, sizi batmaktan kurtaracak tek stratejidir.

Cüzdanınızdaki Delik: Neden Umursamalısınız?

Müşteri hizmetlerini sadece "imaj düzeltme" aracı olarak mı görüyorsunuz? Yanılıyorsunuz. Bu iş tamamen parayla ilgili.

Veriler yalan söylemez. İnsanların %86'sı, sırf daha iyi muamele görmek için cebinden daha fazla para çıkarmaya hazır. Yani iyi hizmet, fiyat kırma zorunluluğunu ortadan kaldırır. Daha fazla kâr demektir bu.

Peki ya sadakat? Müşteriyi elde tutmak, sorunları ne kadar pürüzsüz çözdüğünüze bağlı. Bir pürüzü gidermek için müşteriyi maymun ederseniz, çeker giderler. İstatistikler korkutucu: Müşteriilerin %52'si, tek bir sorunu çözmek için birden fazla kez aramak zorunda kalırsa markayı siliyor. İlk seferde çözün. Yoksa o müşteri bir daha gelmez.

Hızın Diktatörlüğü

Müşteriler ne ister?

Ürün kalitesi mi? Uygun fiyat mı? Evet, ama en çok hız istiyorlar. Müşterilerin %90'ı için "hızlı yanıt" her şeyden önce geliyor.

Dijital çağda sabır diye bir şey kalmadı. Müşterilerinizin %82'si 10 dakika içinde cevap bekliyor. Çoğu şirket ne yapıyor peki? Ortalama 12 saatte dönüyor. Bu uçurum, işletmelerin mezarlığıdır.

Şunu bir düşünün: 1 dakikalık yanıt süresi, satış dönüşüm oranlarını %391 artırıyor. Yanlış okumadınız. Potansiyel müşteriye ilk cevap veren şirket, %78 ihtimalle işi kapan şirkettir. Müşterinin ilgisi, talep oluşturduktan sonraki ilk 10 ila 60 dakika içinde zirvededir. O anı kaçırırsanız, geçmiş olsun. 50 dakika beklemek bile satışı yarı yarıya kurtarabilir ama saati geçirirseniz motivasyon ölür.

Yeni Kural: Hız, Bir Empati Türüdür

Empatiyi yanlış anlıyoruz.

Yıllarca bize müşterinin duygularını anlamamız, uzun ve özür dolu mesajlar yazmamız söylendi. Artık bu geçerli değil. Profesyonellerin yeni mottosu şu: Hız, empatinin en saf halidir.

Müşterinin zamanına saygı duymak, ona "seni anlıyorum" demenin en dürüst yoludur. Kimse sizin ne kadar üzgün olduğunuzu okumak istemiyor. Sorunun çözülmesini istiyorlar. Bir problemi 4 dakikada çözerseniz, müşterinin başını okşamanıza gerek kalmaz. Hızlı çözüm, en büyük hediyedir. Empati artık süslü sözler değil, icraattır.

Makine ve İnsan: Dengeyi Kurmak

Bu hıza insan gücüyle yetişebilir misiniz? İmkansız.

Zendesk veya ClickUp gibi "ticketing" sistemlerini kullanmak zorundasınız. Bu araçlar kaosu düzenler. Otomatik yanıtlar müşteriye "Seni duydum, buradayım" der ve o gergin bekleyişi yumuşatır. Şablonlar kullanın. Aynı soruyu yüz kere cevaplamak için klavye eskitmeyin. Hazır cevaplar süreyi %20 kısaltır.

Sosyal medya ise ayrı bir savaş alanı. Facebook gibi platformlar, 15 dakikanın altında cevap verenlere "hızlı yanıt rozeti" takıyor. Bu rozet, müşterinin gözünde bir güven madalyasıdır.

Ama dikkat etmeniz gereken bir tuzak var.

Yapay zeka müşteri hizmetleri ve otomasyon harikadır, ancak kontrolsüz güç güç değildir. Müşteri hizmetlerinin altın kuralını unutmayın: Yanlış cevap, yavaş cevaptan daha kötüdür. AI'ın hazırladığı taslağı bir insan gözü mutlaka görmeli. Hızlı olacağım derken müşteriye saçma sapan bir cevap verirseniz, yangına benzin dökersiniz. Hız, kalitesizliğin bahanesi olamaz.

EK
Yazar

Emirhan Kartal

Yapay zeka ve müşteri deneyimi konusunda 10+ yıllık deneyime sahip. Ekflow'u kurarak işletmelerin AI ile müşteri hizmetlerini dönüştürmesine yardımcı oluyor.